YERALTINDAN NOTLAR kitap yorumum
Kitap dünya edebiyatının en önemli ve etkileyici psikolojik romanlarından biridir. İlk kez 1864 yılında yayımlanmıştır. Modern edebiyatta “anti-kahraman” tipinin öncülerinden biri olan anlatıcısı vardır.
Kitap 40 yaşında, emekli bir devlet memuru olan bir adamın iç dünyasını ve toplumla çatışmasını anlatır. Bu adam, toplumdan izole olmuş, yalnız, alaycı, kendini küçümseyen ama aynı zamanda çevresini de aşağılayan bir karakterdir.
Kitabın 1. Bölümü felsefik bir monolog şeklinde geçer Eleştirir, kendini üstün görür ama aynı zamanda kendisini küçümser. Kimse ile iletişim kurmaz herkesten nefret eder.
Kitabın 2.bölümünde anlatıcı geçmişte yaşamış olduğu birkaç olayı anlatır. Bu anlatımında insanlarla nasıl iletişim kurduğunu, onlardan kopuk yalnız yaşadığını, aşağıladığını ,içe kapanıklılığını, fakirliğinden utandığını ve sürekli olumsuz ve yıkıcı duygularını ortaya koyar.
Arkadaşları ve Liza ile kurduğu iletişimin ne kadar çarpık ne kadar sağlıksız olduğunu okuyoruz. Buralar beni okurken çok üzdü ve etkiledi.
Dostoyevski yine çok güzel bir roman yazmış. Sayfa sayısı az olan bir kitap ama okuması kolay olmayan bir kitaptır.Okurken düşündürür, sorgulatır ve besler.
Herkes kendisi okurken eminim kendi yaşamı ile ilgili birçok şey çıkartacaktır.Bazı yerlerde karakteri kendinize yakın hissedebilirsiniz bazı yerlerde yok ya bu kadar olamaz dersiniz. Ben öyle dedim.
Yeraltından NotlarFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025159,6bin okunma
Bir köşeye çekilip ahlak bozukluğumla bütün bir ömrü nasıl heba ettiğimi, kötücül, boş gururum yüzünden yaşayan ailemle her türlü bağı keserek nasıl yer altına çekildiğimi uzun bir öykü gibi anlatmanın hiçbir ilginç yanı yok elbette; hem romanda bir kahraman olmalıdır, halbuki benimkinde bir kahramanın tersi olan ne kadar özellik varsa kasten bir Antikahraman da toplanmış.
Keşke sadece tembellik yüzünden hiçbir şey yapamasaydım. Tanrım, o zaman kendimene büyük saygı duyardım. Tembellik de olsa belirli bir özelliğe sahibim, buna eminim diye kendime saygı duyardım.
Acı çeken kimse inlemekten zevk alır; almasa inlemesi pekala tutardı.bu çok hoş bir örnektir okuyucularım, üzerinde durulmaya değer. Bütün bu inlemeler, bir yandan ağrılarınızın küçültücü gayesizliğini anladığınızı gösterir; Öte yandan da varlığını umursamadığınız halde, kılı kıpırdamadan sizi hırpalayan tabiat anaya karşı yükselen şikayettir.