Pınar Ayar

Pınar Ayar
@Pinarayar
İnstagram @kitap__perisi9
SİYAH LALE kitap yorumum
Puan vermedi·226 syf.··
2025 59. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 15 Ekim 2025 18:52
Roman, 17. yüzyıl Hollanda’sında geçer. Bu dönemde Hollanda, lale yetiştiriciliği ile ünlüdür ve en nadir tür olan siyah laleyi yetiştiren kişiye büyük bir ödül verilecektir. Cornelius van Baerle, zengin, dürüst ve bilime düşkün bir lale yetiştiricisidir. En büyük hayali, kimsenin başaramadığı şeyi başararak kusursuz siyah laleyi üretmektir.Bunun için çok uğraşır. Üç tane lale soğanı vardır. Ancak komşusu Isaac Boxtel kıskanç biridir. Cornelius’a iftira atar bir şekilde Cornelius bir isyana karışmakla suçlanır ve hapise atılır. Hapiste önce idama mahkum edilir ve orada tanıştığı gardiyanın kızı Rosa’ya kendisi ile birlikte getirdiği üç tane lale soğanını veriri ve nasıl yetiştireceği neler yapacağını anlatır. Sonrasında bir şekilde idam kararından vazgeçilir ve farklı bir hapishaneye gönderilir. Bunun üzerine Cornelius’un aklı lalelerindedir ve tabi ki Rosa’da. Sonra Rosa’nın babası bir şekilde Cornelius’un olduğu hapishaneye görevlendirilir. Rosa ve Cornelius arasındaki duygusal bağ gelişir bir yandan da Rosa, büyük bir sabır ve sevgiyle laleyi yetiştirir. Sonra neler mi olur? Sonrası da çok ilgi çekici ve okunmaya değer. Bir lalenin peşinde doğan aşkın ve adaletin hikâyesini okumak isterseniz Siyah Lale’yi okumanızı tavsiye ederim. Ben çok severek okudum bence siz de seveceksiniz.
Siyah LaleAlexandre Dumas · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202319bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Kendine Saygı
Puan vermedi·307 syf.··
2025 58. kitabı
Kendimize saygının üç unsuru vardır: Kendini sevmek; kendine saygının temeli, en derin ve en mahrem unsurudur. Kendini görme biçimi, insanın nitelikleri ve kusurları ile ilgili bu doğru ya da yanlış değerlendirme, kendine saygının ikinci temel direğidir. Kendine saygının üçüncü unsuru çoğu zamanda kendine saygı ile karıştırılan kendine güven, özellikle eylemlerimizle ilgilidir. İnsanın kendine güvenmesi, önemli durumlarda uygun davranacağını düşünmesidir. Kendine Saygının Üç Boyutu: Kendini sevmek: Kişinin kendi değerini hissetmesi. Kendini bilmek: Gerçekçi bir öz-değerlendirme yapabilmek. Kendini ifade etmek: Duygularını bastırmadan, açıkça dile getirebilmek. Kitapta insanın kendini tanıma, anlama ve değer verme yolculuğunu üç aşamada ele alınır. İlk kısımda, okur kendi benlik saygısını sorgulamaya ve fark etmeye davet edilir; kişinin kendine güveninin ve öz-değerinin ne kadar sağlam olduğunu anlaması amaçlanır. İkinci kısım, benlik saygısının kökenlerini, çocukluktan itibaren nasıl biçimlendiğini ve sağlıklı bir özsaygının hangi temellere dayandığını açıklar. Son bölümde ise yazarlar, kendine saygıyı korumanın ve gerektiğinde onarmanın yollarını sunar; kusurlarıyla barışık olmayı, iç eleştiriyi yumuşatmayı ve gerçekçi hedeflerle içsel dengeyi sürdürmeyi öğretirler. Kendine Saygının Dokuz Anahtarı: Bireyin kendisi ile ilişkisinde ;Kendini tanıması, Kendini kabul etmesi ve Kendine karşı dürüst olması Eylemle ilişkisinde; Harekete geçmesi, İç eleştiriyi susturması ve Başarısızlığı kabul etmesi Başkalarıyla ilişkisinde; Kendini ifade etmesi, Başkalarıyla yakınlaşabilmesi ve Sosyal Destek Alması Kitap, özsaygının yalnızca kendini sevmek değil, aynı zamanda kendini tanımak ve yaşamla barışmak olduğunu vurgular. “Kendine saygı, bir kez elde edilip unutulan bir
Kendine SaygıChristophe Andre · İletişim Yayınları · 2024445 okunma
SARI YÜZ kitap yorumum
Puan vermedi·303 syf.··
2025 57. kitabı
Kitap başarısız bir yazar olan June Hayward ile onun üniversite yıllarından arkadaşı, çok satan romanların yazarı Athena Liu’nun hikâyesi etrafında döner. Athena, genç yaşında büyük başarılar elde etmiş, Çin asıllı Amerikalı bir yazardır. June ise aynı yeteneğe sahip olduğunu düşünmesine rağmen yayınevlerinin ilgisini çekememiştir. Athena Liu beklenmedik bir kaza sonucu hayatını kaybeder. June, Athena’nın tamamlanmamış el yazmasını elde eder ve bunu çalarak kendi romanı gibi yayımlar. June, “Juniper Song” adını kullanarak Asyalı bir yazar imajı yaratır. Kitap, June adlı yazarın kıskançlıkla başladığı yalanının giderek kimlik, etik ve gerçeklik sınırlarını yok etmesini anlatıyor. Ancak zamanla sosyal medya söylentileri, gizemli mesajlar ve yayınevi baskısı artar. Gizemli bir Twitter hesabı ve bazı kanıtlar, June’un çalıntı hikâyesini açığa çıkarma tehdidiyle ortaya çıkar. June bu sırları saklamak, şöhretini sürdürmek için giderek daha karanlık kararlar alır. June karakteri hem tiksindirici hem de inanılmaz derecede insani. Onun iç sesini okudukça “ben olsam ne yapardım?” diye sormadan edemiyorsunuz. Kitabın bazı bölümleri rahatsız ediyor evet okurken düşündürmek istiyor. Bazen nabız yükseltiyor heyecanlanıyorsunuz bazen de notmal seyrine dönüyor. Bazı yerlerde svet sıkıldım ama okumaya devam ettikçe sonunu merak ettim. Sonu da biraz farklıydı böyle hani ne oldu şimdi diye sordum .Belki de böyle olması gerekir. Psikolojik derinliği olan çağdaş romanlar okumayı seviyorsanız kitabı okumanızı öneririm.
Sarı YüzR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 202513,3bin okunma
YERALTI DEMİRYOLU kitap yorumum
Puan vermedi·334 syf.··
2025 56. kitabı
Georgia’daki bir pamuk plantasyonunda yaşayan köle Cora, zorbalığa ve umutsuzluğa rağmen direnmeye çalışır. Annesi de yıllar önce kaçmış ama bir daha geri dönmemiştir. Bu da onun kaderini şekillendirir. Plantasyondaki bir başka köle, Caesar, Cora’ya birlikte kaçmayı teklif eder. Büyük risklere rağmen kabul eder. Kaçış yolculuklarında “Yeraltı Demiryolu” ile tanışırlar. Whitehead’in romanında bu, gerçekten yeraltında inşa edilmiş bir tren hattıdır. Her durakta farklı bir topluma ve düzene ulaşırlar. Ancak hiçbir yer tam anlamıyla güvenli değildir. Kaçak köle avcısı Ridgeway, Cora’nın peşindedir. Özellikle Cora’nın annesini yakalayamamış olması, onu saplantılı bir şekilde Cora’nın izini sürmeye iter. Kitap kesin bir huzura kavuşma yerine, Cora’nın hâlâ özgürlük yolunda ilerlemekte olduğunu göstererek biter. Yani hikâye, özgürlüğün tamamlanmış bir varış değil, sürekli bir mücadele olduğunu vurgular. Pulitzer ve National Book Award kazanan bu eser, köleliğin dehşetini, ırkçılığın farklı yüzlerini ve özgürlük arayışının hiç bitmeyen bir mücadele olduğunu güçlü bir şekilde hatırlatıyor. Kitabı çok sevdiğim söylenemez. Konu olarak çarpıcı bir konusu var evet ama ben okurken kimi zaman sıkıldım kimi zaman daha akıcı okudum. Dil yalın ama atmosfer ağır; okurken hem sürükleyici hem de sarsıcı. Bu nedenle böyle hissettim diye düşünüyorum. Eğer derin, düşündürücü, tarihi ve toplumsal meselelerle yüzleştiren bir roman arıyorsan kesinlikle okunmalı.
Yeraltı DemiryoluColson Whitehead · Siren Yayınları · 20171,250 okunma
ZEHRA kitap yorumum
Puan vermedi·130 syf.··
2025 55. kitabı
Zehra, küçük yaşta annesini kaybetmiş, sevgi eksikliği yaşadığı bir ortamda büyümüştür. Çok kıskanç bir yapısı vardır. Babası Şevket Efendi, onun evliliği için yanında çalışan kâtip Suphi ile evlenmesini uygun görür.Zehra Suphi ile evlenir. İlk başta huzurlu giden evlilikleri Suphi’nin annesi Münire Hanım, eve hizmetçi olarak Sırrıcemal adında güzel bir cariye getirmesiyle bozulur. Zamanla Suphi’nin ilgisi Sırrıcemal’e yönelir. Zehra, bu yakınlığı fark ettiğinde kıskançlığı giderek tehlikeli bir boyuta ulaşır. Evin içinde huzursuzluklar, gizli planlar ve büyük bir çatışma başlar. Zehra’nın kıskançlığıyla attığı adımlar, yalnızca Suphi ve Sırrıcemal’i değil, evdeki herkesi etkiler. Oyunlar, entrikalar ve beklenmedik karşılaşmalar olayları geri dönülmez bir noktaya taşır. Zehra’nın öfkesinin ve Suphi’nin tutkusunun sonunda neler olacağını merak ettirecek şekilde hikâye giderek karanlık bir hâl alır... Kitabı sevdim. Bir kadının yaşadığı kıskançlık ve bu kıskançlığın nelere sebep olduğunu okuyunca insana korkutucu geliyor. Nabizade Nâzım, karakterlerin ruh hâllerini derinlemesine tasvir etmesi özellikle Zehra’nın kıskançlığı detaylı biçimde anlatılması çok dikkat çekici. Yazarın genç yaşta ölümü (sadece 31 yaşında veremden) nedeniyle bu onun tek romanıdır. Eğer daha uzun yaşasaydı, Türk romanında psikolojik gerçekçilik çok daha erken gelişebilirdi. Zehra, Türk edebiyatında psikolojik çözümlemeye en çok yer veren ilk romanlardan biri olarak kabul edilir.
ZehraNabizade Nazım · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202415,3bin okunma