Bu dünyanın bir yerinde veya bir yerlerden bir yerinde fena bir şey, en aziz değerlerin yıkılışını andıran bir felaket oluyormuş gibi belirsizliği nisbetinde derin bir acılık; sonra,bu ağırlığı çekemeyen ruhun yorgun sinirlerdeki uyku ihtiyacını arttıran uyuşukluğu...
Her gizlinin altında hayal gücünü alabildiğine koşturan bir sonsuzluk vardır ve sen bir kere bu gizliyi yarattıktan sonra, artık onun derinliğine hudut çizmekten aciz kalırsın ve dört nala giden şüpheye dizgin vurmak senin elinde değildir.
Biz işte o anların içinde varlığımızın imtihanını geçiririz. O anlarımızın içinde varız veyahut yokuz. Şahsiyetimiz orada bütünleşir ve tam dolgunluğu içinde zıtlıkları karşılar. Sürüklenirsek hiçiz, dayanırsak varız.