Başarıya ulaşabilmek, başkaları ile mücadeleye girip kişiliğini onlardan daha iyi tanıtıp, sunabilmeye bağlı kaldığı sürece kişiler bu tür davranmak zorunda bırakılmış olmaktadırlar…
…Başarı kişiliğin ne kadar süslenip nasıl satıldığına bağlı olduğu için bireyler kendilerini bir eşya, bir mal olarak daha doğrusu hem satılan mal hem de alıcı olarak görmektedirler…
… artık insanlar kendi yaşamları ve mutluluklari için değil en iyi biçimde satılabilmek için uğraşır olmuşlardır.
Eğer insan yalnızca “sahip olduğu” şeylerden ibaretse, onları yitirdiğinde kendini de yitirecek, kim olduğunu bilemeyecektir. Böylece yaşamı yanlış kurmanın sonucunda ortaya yenilmiş, moralsiz, yıkık ve acınacak bir insan çıkar.
İnsan sahip olduğu şeyleri tanır ve onlarla beraberken rahattır, onlara sıkıca tutunabilir. İnsanlar genellikle bilinmeyene ve tanınmayan atılmaktan korkarlar.