Düsüncenin bir yandan sonuç kendini tatmin etmedigi için böyle kalmak istemediginde ve diger yandan kendisine karsit kaniti çürütemedigi için ilerleyemediginde eli kolu baglanir.
Düsüncemiz açmaza sürüklendiginde huzurumuz kaçar: Dogal anlama arzumuza set cekilir. Aristoteles'e göre, anlama arzumuz ancak dügümü çözdügümüzde gercek anlamda tatmin olur.
Doga, der Aristoteles, yalnizca onu kullanabilecek hayvanlara ozel bir organ, uzuv vb bahseder. Bu yüzden asla hem keskin disleri hem de uzun sivri disleri olan bir hayvana rastlanmaz: zira doga hiçbir seyi bosuna yapmaz.
Nedeni, degisim ya da duraganligin ilk baslangicinin kaynagi olarak ifade ederiz. Bu anlamda, baba cocugun nedenidir, tipki sanatcinin yaptigi seyin nedeni oldugu; ve genel anlamda, yapilan seyi yapanin ve degisen seyi degistirenin onlarin nedeni oldugu gibi.