İnsanın ruhsal sağlığının bozulmasına yol açan, yaşanan hayal kırıklıklıkları değil, bu hayal kırıklıklarından dolayı duyulan acının yaşanmasının ve ifadesinin yasak olmasıdır. Ana babalar tatafından konulan bu yasağın esas amacı, ana-babanın korunmasını sağlamaktır.
Aldatılğında, ihmal edildiğinde, haksız yere cezalandırıldığında, kendinden çok şey beklendiğinde, yalan söylenildiğinde bir yetişkinin Tanrı'yla, kaderle, resmi dairelerle ve ya toplumla kavga etmesine izin vardır. Fakat bir çocuğun Tanrı'yla, ana-babasıyla, öğretmeniyle kavga etmesine asla izin verilmez.
Koşulsuz seven ve affeden, sınırsız hoşgörüsü olan, yerleşik kabulün aksine anne-baba değil, çocuktur. Çocuk anne-babasını anne-babası ona nasıl davranırsa davransın sever ve zaten çocuğun dramı da buradadır.