Her çocuk aslında şair doğar. Çünkü çocuklar metaforlarla yani şiir literatüründeki anlamıyla imgelerle görür ve duyar. Dil edinildikçe kavrayış ve duyuş simgelerle tanımlanır ve de sınırlanır. Yazılı dilin öğrenilmesi ile de duyuşun etrafına duvarlar örülür.
Büyümek bir yönü ile şairliğin yitimidir. Şanslı çok az insan bu yetiyi kaybetmez ve dünyada şair olarak kalmaya devam eder. Tabii çoğu defa bir geri dönüşle sonradan keşfedilir şairlik. Bir de şairliğini daha çocuk yaşta dışa vuran sayılı ve seçkin kimseler var.
(Alıntı)
Medeniyetlerin yenilenmesinin kaynağı olarak önem teşkil eden değişikler, yalnızca fikirlerde, kavramlarda ve inançlarda devinen değişikliklerdir. Tarihin zihnimize kazınan olayları , insanların düşüncelerindeki görünmez değişimin görünür etkilerinden müteşekkildir. Böylesi büyük olayların çok nadiren görülmesinin sebebiyse, bir ırkta, üzerinde düşüncelerin inşa edildiği kalıtsal zemin kadar sabit bir şeyin daha bulunmamasıdır.