Son imparatorluk benim için aksiyon filmi izlemek gibiydi, çok eğlendim okurken. Gidip diğer iki kitabınıda alıp okuyacağım şimdiden heyecanlıyım. Sürekli düşmeyen ve yükselen bir tempoda ilerledi kitap. Okumadığım zamanlarda sürekli teoriler ürettim kafamda. Yazarın yarattığı Dünya kendine özgüydü; büyü sistemi, tuhaf yaratıklar, farklı kadim dinler ve beklenmedik ters köşeler. Karakter bakımından oldukça renkli de bir kitaptı. Ama benim favorim Kelsier oldu. Onu okurken sürekli bir merak içindeydim, acaba şimdi ne düşünüyor ve ortalığı karıştırmak için neler yapacak diyerek keyifle takip ettim.
Kitabın bir kaç eksiği vardı bana göre. Mesela karakterlerin betimlemeleri biraz eksikti, kafamda canlandırmakta zorlandım. Bu yazacaklarım spoi olabilir.
Hırsızlar çetesini tanıtırken keşke daha geniş kapsamlı tanıtsaydı yazar, fiziksel özelliklerine odaklanmak yerine giydikleri kıyafetlere daha fazla yoğunlaşmıştı mesela.
Bir diğer eksikse Vin ve Elend arasındaki hızlı başlangıç oldu benim için. İki muhabbet ettiler diye Vin güven problemini rafa kaldırıp bir anda Elend için savunmaya geçti. Ergen bir kızın daha önce tatmadıği aşk duygusunu belki de yazar bile isteye bu şekil de yazdı bilmiyorum. Ama ben daha zorlayıcı ve birbirlerine güvenmeleri zaman alan bir versiyonunu okumak isterdim. 2. Kitapta bence bol bol bu ikiliyi okuyacağım.