Sen benim sevimli intizarımsın
Kaderim, kederim, ah-u zarımsın
Sana sinsi yakarışlarla gelen
Sofrasında dehşet bulur, kan bulur
İhtiras üfleyip kaküllerine
Bir teline bile dokunan Rüzgar
Yüreğimin dergahından kovulur...
Usul usul intizarı çürüten
Bu hercai diken, bu çılgın arzu
Sürüklüyor imkansız muştuların
Eşiğine gönül vadilerini
Bir ağaçtan düşen yapraklar gibi
Düşüyorum tanyerine
Ya topla yaralı kırlangıçları
Ya da bu vefasız şarkıyı bitir
Özgürlüğe giden tutsaklar gibi
Siyah gözlerine beni de götür....
Bütün yelkenlileri, deniz fenerlerini
Kaptanları sorgulayan
Yanından geçen küheylanların
Korku tufanına yakalandığı
Siyah gözlerine beni de götür
Güneş ülkesinden gelen yiğitler
Benzeri olmayan bir dünya kursun
Cellat, ayrılığın boynunu vursun..
Binbir türlü kokuyorsa yaylalar
Siyah gözlerine beni de götür
Bahar'ın koynundan koparıp sana
İpek bir mendile sardığım yüreğimle
Şehzade gülleri gönderiyorum
Umutlar kalıyor; ben gidiyorum