ruh bedenden farklı olarak defalarca dirilebilir. evet şuan ruhen ölü olabilirim. ama yarın dirilmeyeceği anlamına gelmez bu. bazen aylarca hatta yıllarca ruhen bir ölğ olarak bedeninizi gezdirirsiniz fakat kimse içinizde bir ölü taşıdığınızı düşünmez. . ruhumuzun ölüsü için kavrulan helva olmaması üzücü, acınası bir durum...
"Gençtim ya, ne farkeder deyip geçerdim
nehrin uğultusu da olur, dalların hışırtısı da
gözyaşı, çiğ tanesi, gizli dert veya verem
ne fark eder demişim
bilmeden farkı istemişim.."
uyumlu olduğumuz ve anlatılanları daha dikkatli dinlediğimiz, zamanımızı ve emeğimizi buna yönellitiğimiz için sistemde köle olmaya hak kazandık. bir şekilde erkenden kendini bundan çekip alanlarsa gerçek bir yaşama sürüklendi. paradokslardan oluşan uzun bir labirentte yol kavramı binlerce mana barındırıyor
ne olduğunu pekala hissediyordum. fakat kalbimin kavraması için biraz daha zamana ihtiyacım vardı. zaman koparıp alıyor her şeyi. seni son defa gördüğüm pazartesi, gülüştüğümüz ilk bahar, gözlerindeki ışık.. hepsini bir bir uzaklaştırıyor . kendime yalnızca bir kaç kelime ayırdım senden . nereye baksam görüyorum. ama buğulu.. insanı derinden sarsan bir özemle üstelik. sabır giderek çelimsiz bir hal alıyor. kederin ağırlığı kalıyor işte geçen günlerden kalan geriye...