"Ama bu ülkede insanlar ancak bir tek durumda eşit yaratılmış kişiler haline gelirler - bir yoksulu Rockefeller Ailesi'nin bir ferdiyle,bir budalayı Einstein ile,cahil bir kişiyi bir kolej müdürüyle eşit gören bir tek kurum vardır.Bu kurum da, baylar,hukuk kurumudur.
"Evet,bu yüzden. Senin okuduğun kitapların tek sözcüğünü bile anladığından kuşku duyuyorum. Bütün gövdesi ve kafası o çalar saate yaralanmış durumdaydı. Sen kendi elinle kendini bu cezaya çarptırmamış olsaydın bile ben zaten seni kitap okuman için ona gönderecektim. Biraz olsun oyalansın diye. Bir başka neden daha vardı."
"Öyle ağzının içinde laf geveleme, çocuk! Başını kaldır ve evet, hanımefendi,de. Başını kaldırmak gelmiyor tabii içinden, babanın ne olduğu ortadayken."
"Niye olmayayım? Ben herkesi sevmek için elimden geleni yapıyorum... Bazen açıklamakta zorlanıyorum; bak yavrum, birinin kötü olduğunu düşündüğü bir şeyle seni nitelendirmesi hiçbir zaman hakaret değildir. O kişinin ne kadar zavallı olduğunu gösterir,seni incitmez.Yani Bayan Dubose'un söyledikleri senin canını sıkmasın,buna izin verme.Zaten onun kendi derdi kendine yeter."