📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Her insan göğüs kafesinde bir oyuncakla doğar. Büyüdükçe oyuncağını başkalarıyla paylaşır. Acımadan kırarlar ve sonra çekip giderler çünkü onlara sunacağın başka bir oyuncak kalmamıştır.
Bir padişahın yalnızlığı ve bir harem ağasının kararsızlığı… Gücün, itaatin ve kaderin birbirine karıştığı bir hikâyeydi bu. Padişah çok yaşa diye bağıran diller, içten içe “neden bu kadar aciz?” diye sorgularken, sonunda kutsal bir kabullenişe dönüştü her şey.
Harem ağasının iç dünyası beni en çok etkileyen yerdi. Güçsüz gördüğü padişaha zamanla duyduğu saygı, hatta hayranlık… Ve Gülbede’nin ölümüyle gelen derin sessizlik. Ne oldu Gülbede’ye? Aşk mıydı, keder mi, yoksa sadece kader mi? Belki de hepsi.
Bu kitapta tarihten çok insan vardı. Yalnızlık, sadakat, sorgulama ve sonunda boyun eğilen bir kader…
Livaneli bize bir dönemi değil, bir iç sesi anlattı aslında.