Yazar kitapta klasik bir biyografi sunmak yerine, Atatürk’ün iç dünyasına giren, onun duygularını, düşüncelerini ve yalnızlığını hissettirmeye çalışan bir anlatım tercih eder. Okuyucu, satırlar ilerledikçe kendini bir tarih kitabı okuyor gibi değil; Atatürk’ün zihninin içinde dolaşıyormuş gibi hissediyor.