Küheylan

Hayatın sonu kimseye uzak değildir. Kendi sorularımızı bulmalıyız. Mesela; “Yeteri kadar çalıştım mı?” “Güzel sevdim mi?”, “Kulluğumu yerine getirdim mi?” “Kıymetim nedir?” “Yaşadığım hayata ne kattım?” “Yaşadım mı?..”
Reklam
Yorgun olan yormaz. İnsan insana sözünden, bakışından önce tesir eder. Kokusunu salan hanımeli gibi, yaklaşmakta olduğumuz ırmağın serin soluğu gibi. İnsan insana bu rikkatle bakamadığı için olsa gerek saatlerce konuşuyor, bakıyor, sarılıyor, yine de bir yere varamıyor. Kendini tanımayan, tanımaya çalışmayan insanın bir başkasını tanımaya çalışması boş bir heves. Yalnızca sevgi ve merhametle yol alabiliriz. Bunlar için tanımaya da gerek yok zaten. Selamından mutlu olduğumuz insanlar var. Önümüze çıkanlar, önlerine çıktıklarımız. Ve doymadıklarımız. Doymak için cenneti beklediklerimiz…
Ümitsizliğin verdiği bir sessizliğin ve kederlerin gölgesinde büyüyüp serpilen duygusuzluğun üzerimize çöktüğü zamanlar olacaktır. Bu durumlarda elimiz ayağımız, sözümüz durur. Kabuğumuza çekiliriz. Küseriz. Bekleriz. Ne beklediğimizi de bilmeden. Yeni bir şey olmayınca, neşesizlik, boşluk, hasret ve keder, hepsi üst üste çığ gibi yuvarlanmaya devam eder. Ölmeyiz. Yaralanır ve yaşamaya devam ederiz. Bir insanın üstüne neden ve nasıl olduğunu bilmeden çöken o ağır, sessiz kederleri yeter derecede tanıyorum. Ruhumuzda bizi başkalarından farklı bir insan yapan, onlara bakınca bizi daha değersizleştiren bir karanlıktan geliyor bunlar. İsim veremediğimiz şey budur. Fakat bu küllerin içinden bir Anka kuşu gibi eskisinden daha ateşli, daha güzel olarak uçup yükselebilir insan…
Sadece engeller olduğunda yaşadığımız yola dikkatimizi veririz. Bunu hepimiz bilir, söyler ancak ayağımıza her taş değdiğinde de feveran etmekten geri durmayız. Oysa hiçbir şey insanoğluna acılar kadar ders veremez.
Yemyeşil kırlarda dörtnala at koşturmayı düşleyebiliriz ancak sonuçta kalbimiz kendine bir patika bir yol bulur ve oradan yürümeye devam eder. Duruşumuz, becerilerimiz, yaptıklarımız da insanların gözünde anlam kazanıyorsa eğer, şükretmeliyiz.
Reklam