Yitirdiği şey olmadan yaşayamayacağını zanneden ancak yine de yaşamak için elinden geleni yapacak bir insanın bakışlarıyla uğurlamıştın beni. Her ikimiz de, ayrılık için özel, güçlü birkaç söz söylemek isterdik ancak insanlar en önemli ve bir o kadar da hüzün yüklü anlarda söyleyecek bir şey bulamazlardı. Bizim de sözümüz yoktu, kalbim sana borçludur, demekten başka.