Søren Kierkegaard’ın 1843 yılında Johannes de Silentio (Sessizliğin Yuhannası) takma adıyla yayımladığı "Korku ve Titreme" varoluşçu felsefenin ve din felsefesininönde gelen eserlerindendir. Kitap, temelde Tevrat'taki (ve Kur'an'daki) Hz. İbrahim’in oğlu Hz. İshak’ı kurban etmesi kıssası (Akide) üzerine yoğunlaşır.Ve bu yoğunlaşma 4 anlatı şeklinde işlenir yani İbrahim'in bu olay karşında verdiği tepkileri işler. Bana göre üçüncü anlatı olan " teslimiyet ve sessizlik " İbrahim burada sükûnet içinde oğlunu kurban etme aşamalarını hazırlıyor.-Bunun ne kadar ağır bir psikolojik baskı, biricik oğlundan vazgeçmenin yaşatacağı o ruhsal durumunu kimse anlamaya çalışmıyor.-Bu anlatı da İbrahim'in yapmaya çalıştığı İshak tarafından görülüyor fakat İbrahim bunu İshak'a anlatamıyor. Baba ile oğul arasında (söz, korku, şüphe ve teslimiyet) geçiyor ve artık bu noktada iman İbrahim ve Allah arasında değil,baba ve oğul arasında sınanan hakikattir.
İBRAHİM'İ ANLAMAK
İnsan bir sabah uyanıp İbrahim olmaz
İman bize huzurdan önce görev verir yani iman önce omuzlara iner bir yük yükler. İbrahim'in imanını ve yaşadığı anı,ruh durumunu anlamak verilen göreve bakmaktan geçer. Verilen iman sınaması oğlunu kurban etmektir çünkü İshak (İslam'da ise genel kabul olarak kurban edilecek olan oğul İsmaildir ) onun yaşlılıkta gelen bir göz nurudur. Yani burada görülen rüyanın herhangi bir rüya olmadığı peygamberi bağlayıcılığının olduğu rüyada oğlunu kurban edecek olan İbrahim'in sınanmasını anlamamızı sağlar. Temel nokta "Allah mı daha sevgili yoksa Allah'ın verdiği mi?"
İbrahim'i anlamak iki türlüdür bir Kutsal kitaplardan geçen diğeri ise Søren kierkegaar'ın aktardığı İbrahim. İbrahim'in yapacağıni çoğu insan yapabilir mi? O, acı çekmeyi değil, acı çekerken de sadık kalmayı seçmiştir. İbrahim etik