Pol Gara Yeşim Firûzan

Pol Gara Yeşim Firûzan
Kabalıktan, nezâketsizlikten, gizli-açık düşmanlıktan, terstürs konuşmalardan, zorbalıktan hoşlanmıyorum! Böyle davranacaklar lütfen beni takip etmesin ve hatta engellesin! Arkadaşlıkla, insanca gelen hoşgeldi, sefâlar getirdi :)
Yolculuk Çok Kısa
🌷İhtiyar kadın bir otobüse bindi, koltuğuna oturdu. Sonraki durakta genç, hareketli ve biraz asabi bir kadın bindi otobüse ve yaşlı kadının yanına oturdu. Torbaları elinde çok yer kaplıyordu istemeden o ihtiyar kadına çarptı. Canı yanan ihtiyarın sessiz kaldığını görünce genç bayan çantalarıyla kendisine çarptığında niçin şikâyet etmediğini sordu. İhtiyar kadın gülümseyerek cevap verdi; ′′-Kaba olmaya ya da ehemmiyetsiz bir şey için münakaşaya, kalp kırmaya değer mi? Çünkü; 🌷"Senin yanındaki yolculuğum çok kısa...🌷 🌷Bir sonraki durakta zaten ineceğim..."🌷 Bu cevap altın harflerle yazılmayı hak ediyor; *′′Bu kadar ehemmiyetsiz bir şey hakkında tartışmaya lüzum yok, çünkü beraber seyahatimiz çok kısa..."*🌷 Her birimiz, bu dünyadaki zamanımızın ne kadar kısa olduğunu anlamalıyız ki, 'bizlere verilen süreyi~adına ömür denilen sermayeyi' kavgalarla, yersiz tartışmalarla, kıskançlıklarla, kinle, nefretle, insanlara düşmanlıkla, sevgisizlikle, memnuniyetsizlikle, şükürsüzlükle~verilen nimetleri inkarla geçirmeyelim ve devamlı şikâyet etmenin saçma, insanı tüketen büyük bir zaman ve enerji kaybı olduğunu anlayalım...🌹🤷🏻‍♀️ Birisi kalbini mi kırdı? Sakin ol; “Yolculuk çok kısa...” de...🌷 Birisi sana ihanet mi etti, korkuttu mu, aldattı mı ya da aşağıladı mı?.. Kabağın kabak olmaya bir itirazı olmasa da o kabağın bir sahibi Var! Kim ne yaparsa kendine yapar. Sen iyi insan ol yeter ki... Sen düzgün davran! Bir şey kaybetmezsin! "Yolculuk çok kısa."🌷 Birisi sebepsiz yere sana hakaret mi etti? Sakin ol. Boşver; "Yolculuk çok kısa..."🌷 Komşularınız sohbette beğenmediğiniz bir yorum mu yaptı? Sakin ol. Duyma dediklerini. Onları affet; "Yolculuk çok kısa..."🌷
Reklam
BARBAROS'tan DÜŞMAN! Olursa ne olur? İlk yurtdışı seyahatimi gençlik yıllarımda Tunus'a yaptım. Roma İmparatorluğu'na kafa tutan Kartaca şehir devleti ve dünyaca ünlü beyaz kumsalları inanılmazdı. Allah'ın Lütf'u kumsaldaki her bir kum taneciği tuz misali bembeyazdı. Tunus sokaklarında âvâre, meraklı bir turist olarak dolaşırken bir gazete bayiindeki çizgi romanlar dikkatimi çekti. Çocukluğumda Tommiks-Teksas okuduğum için annemden az zılgıt yememiştim doğrusu. Bu anılarımın da tesiriyle gazete bayiine yöneldim. Tunus eski bir Fransız sömürgesi olduğu için gazete-dergiler Fransızca ve Arapça idi. Çizgi romanlardan birinin kapağı anında çarptı beni. Yelkenli bir korsan gemisinin üzerinde birisi sarışın diğeri esmer iki kaslı, yakışıklı kahraman ve arkada, uzak köşede ise kızıl saçlı korkunç görünümlü kötü bir adam vardı. Keyfim yerindeydi, tatlı bir merakla sayfaları çevirmeye başladım. Dergi Fransızca olduğu için ben resimlerden hikâyeyi çözmeye çalışıyordum. Çok geçmeden konuyu tamamen anladım. Fransız ve Tunuslu iki kahraman denizci omuz omuza verip kötü adam Barbaros Hayrettin Paşa'ya karşı savaşıyordu. Ne güzel değil mi? Böylelikle dergiyi okuyan Tunuslu minik Abdullah, Cemal ya da İbrahim Fransız'ı dost, Türk'ü düşman belleyecekti. Oysa Tunuslular o kadar sıcak, o kadar samimi, o kadar bizdendiler ki!.. Bir anda duygularım birbirine karıştı, mideme kramplar girdi. Şaşkınlığım yerini üzüntü ve öfkeye bıraktı. Tunus, Fas, Cezayir bütün Kuzey Afrika bizi dinsiz zannediyordu. Aynı bizim onların tümünü hâin zannettiğimiz gibi. Böylesi bir kültür karmaşası zihnimde at koştururken sömürgeciliğin günümüz dünyasında nasıl devam ettiğini fark ettim. Çocuğunun okuduğu masal kitabını, çizgi romanı, seyrettiği çizgi filmi, diziyi, sinemayı, dinlediği müziği
Hak şerleri hayr Eyler, Zannetme ki gayr Eyler, Ârif onu seyreyler, Mevlâ görelim Neyler, Neylerse güzel Eyler...🌷 Vallâhî güzel Etmiş, Billâhî güzel Etmiş, Tallâhî güzel Etmiş, Allah görelim Netmiş, Netmişse güzel Etmiş...🌷 Erzurumlu İbrâhim Hakkı
Merhaba 💐🙋🏻‍♀️ İyi bayramlar arkadaşlar 🙂 Bayramınız kutlu~mutlu~umutlu olsun 💐🙋🏻‍♀️