Birine teslim olduğumuzda ve içimizi döktüğümüzde, bedenimiz ve ruhumuz kan içinde kalıyor. O yüzden değil mi içimizi tutmalarımız, birine teslim olmaktan korkmalarımız, ortalıkta gergin ve tedirgin dolanmalarımız? “Anlatsam mı, anlatmasam mı?” kararsızlığımız. “Bu sevgi beni acıtır mı?” kuşkularımız.
Bir daha aynı yolda karşılaşma ihtimalimiz bile yok ama bir fotoğrafta asla ayrılmayacak kadar çok sıkı sarılmışız. Anı olmuş her şeye, bir daha yaşanmayacak kadar uzakta diye biraz kırgınım. Biraz da sana ve senin çabasızlığına. İsteseydin, bir harabeden kendimize yuva kurardık.