Almanların Türklerle ittifaka girmesi Ortadoğu'yu bir savaş alanına çevirdi. Bu da Ortadoğu'nun Britanya'ya sunulmasını getirdi.
Daha savaş sonlanmadan (1.Dünya Savaşı) Aden, Mısır, Sudan, Kıbrıs, Somali, ve Körfez Emirliklerinin yanı sıra Muskat, Umman, ve Katar doğrudan ya da dolaylı olarak Britanya nüfuzuna girdi. Ve bunlara sömürge yerine uysallaştırılmış terim olan İngiliz mandası adını verdiler.
25 Nisan Pazar
Bir şarapnel dirseğimi sıyırdı. Arkadaşlarımız ağır kayıplar veriyor.
26 Nisan Pazartesi
Düşmanla bütün gün çatıştık. Topları korkunç hasar veriyor. Adamlarımızın büyük çoğunluğu öldürülmüş gibi görünüyor.
5 Mayıs Çarşamba
Türklerin iyi bir atış menzili var. Gece yarısı saat ikide siperlere gittik. Hep orada kaldık. Siper dışındaki cesetler kokmaya başladı.
17 Mayıs Pazartesi
Düşman yoğun top ateşini sürdürüyor ve atışları çok isabetli.
18 Mayıs Salı
Türkler bizi mahvetti. Tonlarca toprak üstümüze yıkıldı. Korkunç görüntüler. Yanı başımda adamlar parçalanarak havaya uçtu. Askerlerin morali üzerinde büyük etki yaratıyor.
Avurstralyalıların ve Yeni Zelandalıların 1. Dünya Savaşında ilk sınavları Geliboludaydı.
İngiliz donanmasının Çanakkale boğazında iki görevi vardı. Türk tabyalarını gemilerle bombalamak ve
Sömürge askerleri ancak kötü davranışlarla karşılaşınca İmpraatorluktan gelen taleplerin meşruluğunu sorguladılar. Örneğin, İngiliz Antiller alayının askerleri esas olarak cephane taşıma gibi tehlikeli ama silik bir işte kullanılmalarına kızdılar. Açıkçası Britanyalı subaylar onlara çok az itibar etmekteydi. Trinidatlı bir çavuş 1918'de şöyle yakınmıştı; Bize birer Hristiyan yada İngiliz gibi değil, Karayip zencisi gibi davranılıyor, kimse bizimle ilgilenmiyor yada kollamıyor. Kiliseye ve İmparatorluğa yaklaştırılmak yerine ondan uzaklaşmaya doğru itiliyoruz.