John Winthrop'un görüşü;
New England'daki Yerliler hiçbir araziyi çitle çevirmiş değiller; ne yerleşik oturma alanları ne de toprağı işleyecek evcil davarları var. Bu bakımdan söz konusu kırlar üzerinde sadece doğal bir hakka sahipler. Eğer onlara kullanmaları için yeterince toprak bırakırsak, geri kalanını meşru biçimde kullanabiliriz. Çünkü onlara ve bize yetecek miktardan daha fazla toprak var.
Carolina'nın 1690'lardaki valisi John Archadle'ın sözleriyle, "Yerlilerin seyrelmesinde ve böylece İngilizlere yer açılmasında Tanrı'nın eli olduğu açıkça görülmüştür".
Şimdiki A.B.D. topraklarında 1500'de muhtemelen 2 milyon dolayında Yerli vardı. 1700'e gelindiğinde 750 bine düşen Yerli nüfus, 1820'de ancak 325 bindi. Kayıpların sebeplerinden biri silah bakımından daha donanımlı göçmenlerle kısa ama kanlı savaşlardı.... Ama Amerikan Yerlilerini asıl mahveden şey, beyaz göçmenlerin deniz ötesinden beraberlerinde getirdikleri çiçek, grip, difteri gibi bulaşıcı hastalıklardı. Tıpkı ortaçağdaki büyük veba salgınının fareleri gibi, beyaz insan, öldürücü mikropların da taşıyıcısıydı.
... İrlanda aslında İngiliz kolonileşmesinin deney laboratuvarı, Ulster de (Kent) prototip plantasyon oldu. Bunun gösterdiği şey, imparatorluğun sadece ticaret ve fetih değil, göç ve iskan üzerine de kurulabileceğiydi. Artık yeni sınav bu modeli başka alanlara, yani sadece İrlanda Deniz'inin değil, Atlas Okyanusunun da ötesine taşımaktı.