Hepimizin içinde mantıktan esinlenmeyen eylemlerle tüketilmeyi bekleyen bir miktar enerji olduğuna inanıyorum. Bu enerjinin çıkış yolu, koşullara göre sanatta, tutkulu aşkta veya tutkulu nefrette bulunur. Toplumun demir gibi katı disiplini sanatsal dürtüyü köreltmiş, aşkı verimliliğe mahkum etmiştir.