Deneyimleyen ve anlatıcı bellek. Deneyimleyen belleğimiz anbean değişen bilincimizdir.
Deneyimleyen benlik ile anlatıcı benlik, tamamen bağımsız olmaları bir yana, sıkı sıkıya birbirlerine bağlıdır. Anlatıcı benlik hikayelerini yazarken değerli ham maddeler olarak deneyimlerimizi kullanır. Bu hikayeler de deneyimleyen benliğin hissettiklerini şekillendirir.
Ramazan'da oruç tutarken, tıbbi bir muayeneden önce ya da paramız olmadığı için yemek yiyemediğimizde hissettiğimiz açlık duyguları birbirinden farklıdır. Anlatıcı benlik tarafından açlığımıza yüklenen farklı anlamlar, gerçek deneyimi bambaşka yaşamamızı sağlar.
İnsanlar özgür hissettiklerini ve kendi istek ve kararları doğrultusunda hareket ettiklerini ifade ederler. Doğru, insanlar kendi istekleri doğrultusunda hareket ederler. "Özgür" derken kendi istekleri doğrultusunda davranma yetisini kastediyorsak, evet, biz insanlar özgür irade sahibiyiz; tıpkı şempanzeler, köpekler ve papağanlar gibi. Ancak sorulması gereken hayati soru papağanların yada insanların kendi arzularına göre hareket edip etmediği değil, "ta en başında bu arzuları seçebiliyorlar mı?" olmalıdır.
Determinizm ve rastlantısallık bilimse anlayışımızın sınırları dahilinde pastayı paylaşılar ve "özgürlük" için bir parça bile ayırmazlar. Kutsanan "özgürlük" kelimesi tıpkı "ruh" gibi elle tutulur herhangi bir anlamdan yoksundur. Özgürlük sadece insanların uydurduğu hayali hikayelerde vardır.