Okula karşı bu hoşnutsuzluk sadece benim şahsi düşüncem değildi; en iyi ilgi ve hedeflerimizin bu eğitsel çarkta dizginlenmesinden, bastırılmasından nefret etmeyen tek bir okul arkadaşımı dahi hatırlamıyorum.
Kaçabileceğin bir ülke yoktu, huzur ve sessizliği satın alman mümkün değildi; her zaman, her yerde kaderin eli bizi alıyor ve o doyumsuz oyununa yeniden sürüklüyordu.