Kendi hirasını arayan biri
De ki: “Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?(Zümer-9)
Ben bir taşralı tecessüsüyle sürüklendiğim o gürültülü dünyadan, kitapların âsude inzivasına iltica ettim.
Cemil Meriç
Said Havva, ilk Müslümanlarla sonraki nesiller arasındaki farka şu şekilde işaret eder:
"İlk Müslümanlar; âlim, zahit, abid, savaşçı, davetçi, cesur, net tavırlı, hikmet sahibi, siyasi, idareci, akıllı, ferasetli idi. Sonraki Müslümanlar ise bu özellikleri bir bütün olarak kendinde gösteremiyor. Bakıyorsunuz âlim bir insan; fakat cihadı bilmiyor. Yahut cihadı biliyor, Allah'ı tanımakta noksan... Veya siyasetçi; fakat ilim, hikmet sahibi değil..."
İnsanlar daha ziyade ileriyi görsün diye gözleri öne nazır olarak yaratılmışlardır... Boyunları ise ihtiyaç olduğunda öndeki gözleri arkaya çevirip baktırabilecek hareketli bir mihver halindedir... Bir istikbal yolcusu için bu yaratılış şeklinin büyük bir uyarıcı önemi vardır. "
Birbirinden uzak tek tek ağaçlar yağmuru celbedemez. Fakat yan yana ağaçlardan meydana gelen ormanlar, İlahi rahmetin tecellisi olan yağmura çokça mazhar olurlar. Tek tek ağaçların olduğu bir alanda, ormandaki tatlı esintileri, hoş cıvıltıları bulmak mümkün değildir.