Kendi hirasını arayan biri
De ki: “Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?(Zümer-9)
Ben bir taşralı tecessüsüyle sürüklendiğim o gürültülü dünyadan, kitapların âsude inzivasına iltica ettim.
Cemil Meriç
Davasına inanmış birinin lügatinde "imkânsız" kelimesi olmamalı. Selahaddin Şimşek'in ifadesiyle "Deha, imkânsız zannedilende mümkünü görebilmek demektir. Gemilerin karada da yüzebileceğini sezmek, Mehmetlerden birini Fatih' yapar
Ağaçlar genelde sonbaharda sararır, kışın yapraklarına dökerler. Fakat turunçgiller, çam ve hurma gibi bazı ağaçla hem yazın yeşildir hem de kışın. Şevk sahibi insanlar, yaz kış yeşil kalan ağaçlara benzerler. Olaylar nasıl gelişirse ge lişsin, şartlar ne olursa olsun onlar faaliyetten geri kalmazlar.
Kolay elde edilen elden kolay çıkar, güç elde edilen ise kolay kolay kaybedilmez. Başarıya ulaşmada başarısızlıkların da rolü vardır. Çocuk, ilk yürüme denemesinde yere düşer. Fakat denemelerine devam ederek, yürümeye hatta koşmaya başlar. Anlatılır ki, Edison ampulün içine konacak 3000'e yakın maddeyi denemiş, sonuç alamamış. "Buna rağmen hala devam edecek misin?" diyenlere şu cevabı vermiş: "3000 maddeyi denedik, hiçbir netice alamadık. Fakat bu denemelerden 3000 maddenin hiçbirinin işimize yaramayacağı sonucunu almadık mı?"
Kemal Ural'ın ifadesiyle, "isabet kaydetmeyen oklar da sonuçta pay sahibidir."
Kuşlar, dane bırakılmış tuzaklarla yakalanır. Mevlâna'nın deyimiyle, "dünyada yüzbinlerce tuzak ve dane vardır. Biz ise aç ve haris kuşlar gibiyiz."
Şurası unutulmamalıdır ki, engeller takılmak için değil, aşılmak için vardır.