Kısaca UAD

"Böyle olmasına böyledir ama 'davulcu' ve zurnacı kavramlarını kullanarak eleştiri yazıları yazmak, Türk Ceza Yasası'nın 480'nci maddesinden teğet geçmek demektir. Liberal demokrasimizde bu gibi atasözü ve deyimleri kullanmak yasak ve tehlikelidir. İşte bu nedenle, demokrasimizde 'şişman', 'davul', 'gözlüklü', 'davulcu', 'by-pass', 'papatya' gibi sözcük ve kavramları yasaklamak uygun olur. 'Papatya gibisin beyaz ve ince' tangosu da ceza yasamızın 159 ve 480'nci maddelerine girebilir. ..."
Sayfa 23 - um:ag·Kitabı okudu
Siyaset & Politika
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
"Çalış Evladım..."
Sen niye bu kadar tembelsin evladım? Bu 1 Mayıs'ın 1917 Sovyet İhtilali ile hiçbir ilgisi yoktur evladım. 1 Mayıs, Amerika'nın Chicago kentinde işçilerin çalışma saatlerini sekiz saate düşürmek için yaptıkları genel grevin tarihidir evladım. Bu olay 1886'da oldu evladım. İşçilerin üzerine ateş açıldı, çok işçi öldü evladım. Daha sonra evladım, 1889'da Paris'te toplanan İkinci Enternasyonal, 1 Mayıs'ın işçilerin uluslararası birlik ve dayanışma günü ilan edilmesini kararlaştırdı. Şimdi de bizim antikomünist Türk-İş, genel grev için karar aldı evladım. Bak yavrum, 1 Mayıs'ın komünistlikle hiçbir ilgisi yok. Bütün NATO ülkelerinde rahat rahat kutlanıyor. Batıdaki burjuvalar senden daha mı akılsız? Yoooo... Uygarlık diye demokrasi diye kavramlar var evladım. Onu yasak et, bunu yasak et... Olmuyor evladım! Sen şimdi aklını İkinci Enternasyonal'e taktın değil mi evladım? O Enternasyonal senin dediğinden değil evladım. O senin dediğin Üçüncü Enternasyonal. Bak evladım, bir daha sorarlarsa şaşırma: Birinci Enternasyonal Marx ve Engels tarafından 1864'te Londra'da toplandı. İkinci Enternasyonal 1889'da Paris'te bir araya gelen Sosyalist Partiler Kongresi'nin adıdır. Komünist Enternasyonal 1919 tarihinde Lenin'in öncülüğüyle Moskova'da kurulmuştur. İkinci Enternasyonal demokratik sosyalizm akımlarının kaynağıdır. Üçüncü Enternasyonal de Marksizm-Leninizm' uluslararası yaygınlık kazandırmak için toplanmıştır. Bu iki ideoloji ve siyasal görüşün yolları çok ayrıdır evladım. Lenin, İkinci Enternasyonal'in görüşlerini benimseyenlere ateş püskürdü evladım. Bugün NATO ülkelerindeki sosyalist ve sosyal demokrat partiler, İkinci Enternasyonal'in bir çeşit devamı olan Sosyalist Enternasyonal'e üyedirler. Sağcı partiler de Avrupa Demokratik Birliği adlı enternasyonale katılırlar. ANAP da
Siyaset & Politika
"Düşünüyordum, ilk kez böyle geniş, içte ve dışta bulunan ve ileride bütün Osmanlı İmparatorluğu'nu kapsayacak olan bir devrim fırkasıyla karşılaşmış, karşılaşmış değil de, onun etkin bir üyesi olmuş ve en can alıcı toplantılarından birine katılmıştım. Hemen söylemeliyim ki, bu toplantı beni düş kırıklığına uğrattı. Büyük bir devrim merkezinde, devrimin ana hatları ve ilkelerinden çok; ayrıntılar üzerinde inatla durulması dikkatimi çekmişti. Toplantıda pek az konuşmuş, yalnız bir soru sormuştum: 'Sultan Hamit'i, Meşrutiyet'e dönmeye zorladık, kabul ettirdik. Peki sonra ne olacak, ne yapacağız?' 'Sonrası kolay' deyip geçivermişlerdi. Kolay olan neydi? Bunu açıklamak gereğini duymamışlardı. ... Bu satırları yazarken, şu konuyu bütün içtenliğimle belirtmek isterim ki, Türk yurdunun kurtuluşu için açılan Milli Mücadele'nin daha ilk aşamasında Amasya Görüşmeleri'nde, Erzurum ve Sivas Kongre'lerinde; gerçek bir önder olarak ortaya atılan Mustafa Kemal'i, o toplulukta görmek mümkün değildi. Hatta iddia edebilirim ki, Mustafa Kemal'e benzeyen kimse yoktu."
Sayfa 128 - İnkilap Kitabevi·Kitabı okudu
Alıntı
"Mustafa Kemal gerçek bir Türk milliyetçisiydi. Bunun en canlı örneğini Yafa'da gördüm. ... 'Osmanlılığın aşıladığı bu aşağılık duygudan ne zaman kurtulacağız?' diyordu. Aynı acıyı ben de duyuyordum."
Sayfa 117 - İnkilap Kitabevi·Kitabı okudu
Mustafa Kemal Atatürk
" ... Fakat kimse ortaya çıkıp: 'Nereye gidiyoruz, memleketi nereye götürüyorsunuz?' diye soramıyordu, sormak yürekliliğini gösteremiyordu. Doğunun alışık olduğu uyuşuk bir kadercilikle susuyordu. Çünkü Padişah'tan ve onun hafiyelerinden korkuyorlardı."
Sayfa 44 - İnkilap Kitabevi·Kitabı okudu
Alıntı