Valery Legasov

//Can sıkıntısı mı demeli insan buna. Yoksa ruhun bir başına çaresizce can çekişi mi? // Ya da ölümü mü? Evet tam da şu an senle aynı şeyi düşünüyoruz. Tam olarak ismini koyamadığımız o düşünceyi veyahut hayali... Belki özgür bir halk, Ya da baharın koşa koşa geldiği, Ve geldiğinde Zevk aldığı bir ülke... Bilemeyiz. Çok fazla politik olmak istemiyorum. Sadece biraz da olsa, Gerçek dünyayı size hissetirebilmek, Gözünüzde ki o siyaha vuran tonsal perdeyi kaldırmak için uğraşıyorum. Sevmek istemiyorum. Sev-mek istemiyorum. Çünkü insan ancak sevdiğini tam anlamıyla üzermiş. Çünkü insan sevdiğini yaşatırken öldürürmüş. Çünkü insan sevdiğini sevmezmiş// yalan, dolan bir oyun oynarmış. Yalanların siyaha büründüğü ve o siyahları Beyazların yendiği bir ülkeyle kalma umuduyla, Rüyalarla ve düşlerle kal canım... Canımın içi//
1000Kitap
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Toprağın bol olduğu bir yerde, en ıslak ama bir o kadar da en kuru yerde, yaşamaya çalışırcasına, bir papatya'ya sıkı//sıkı tutunurcasına, ağlarcasına... Gün gelir günahlarımız ellerinde şaraplarla, Ateşli bir cesaretle sevişirler. Hatta şiirlere, cümle olup yağarlar. İçimizdeki pisliği dışa vururlar. Tanık olan herkes ölümü tadar. Gizli gizli örülmüş Damar ağının tuzağına düşerim ya da düşeriz hepimiz. Sayfalarıma çamur~çamurlar yazarım, Bol bol ölüm kokulu... Cehennemin ortasında bu kabustan uyanıp, Başka bir kabusa başlarım. Yeni Doğuş sanarım... Ama yanılırım... Bolca. Çünkü aslında bu daha kötü bir kabusun başlangıcı olur... Çünkü ölüm en sonunda hepimizi bulur... #Şiirlerim
Halü yaşam...
Yanmadığın yerden yanarsın. Bir kız gelir, Bir kız gider. Bir papatya intiharlaşır, Bir papatya tohumlaşır. Taşralar yıkılır. Köylüler bir güneş doğuşunda, Tekrardan ve takrardan doğar. İhtilaller yaşanır aşklarda. Bulutlarda ve gökyüzünde... Gözyaşı damlalarında. Savaşlar çıkar sevişmelerde. Silahlar çıkar şaraplarla birlikte. Ve bir kız çocuğu ağlar, Kendini o ağlayışların, Göz yaşlarının içinde bulursun. Yaşarsın//yaşarsın, Ve bir hiçsizlikte etkisizce, Koskocaman bir boşlukça, Yaşarsın...
1000Kitap
~BEYAZ RENK~
Bir kız sevdim. En ola gel yerde, en can yakıcı yerinden hemde./ Yanıyor ya içim/ bende şimdi papatyalar kondurarak söndürüyorum o ateşi./ Ölüyorum o kızın başkasını seven kalbinde./ Ölüyorum ve tekrar tekrar dirilerek ölüyorum./ Canım yanıyor... Şimdi tam olarak bir boşlukta, Nereye gideceğimi, Ne yapacağımı bilmeden/ savruluyorum. 24 saat geceyi yaşıyorum, Issız, soğuk ve ürperti içinde. Ailem elimden kayıyor, Geleceğim kararıyor, Yavaş, yavaş kör oluyorum. Çektiğim acılar, sessiz, Ben umutsuz ve dışlanmış... Gökyüzünde hayallerim bulutlara dönüşüyor/ Ve şekilsel bir biçimde hissizce kayıp, kayıp gidiyorlar... Ölüyorum. Tam da şimdi, şu günde, bu saatte. Ne fark eder, ölüyorum. Sonsuza dek yok olurcasına hemde. Bana ruhunu ver, yüreğini ve kalbini de... Çok acılara göğüs gerdik, Çok günahlara şait olduk. Şimdi kimisi ölü, kimisi deli. Hoşçakal beyaz renk gökkuşağım