Yılmaz yılmaz

Yılmaz yılmaz
@Prometeus
Bütün soru işaretlerini çıkardım hayatımdan Ünlemlerle dolu bir yalnızlığım artik
Danısmanlık
Yuksek lisans
Istanbul
Diyarbakır
20 okur puanı
Mart 2018 tarihinde katıldı
Bir yalnızlaşma, yalıtılmışlık düzeni: her koyun kendi bacağından asılır. Komşun senin ne kardeşindir ne de sevgilin. Komşun bir rakip, bir düşmandır, ortadan kaldırılacak bir engel ya da kullanılacak bir araç. Bu düzen, ne bedeni besleyebilir, ne de ruhu. Birçok insan ekmek bulamadığı için açlık çekmeye mahkumdur; kucaklaşma yoksunluğu yüzünden gönül açlığı çekenlerin sayısı ise daha kabarık. 
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Kaybolan şeyler.. Barış ve adalet haykırarak doğan yirminci yüzyıl kanın içinde boğulmuş olarak öldü ve bulduğundan çok daha adaletsiz bir dünya bıraktı arkasında.. Yine barış ve adalet haykırarak doğan yirmi birinci yüzyıl da, önceki yüzyılın izinden gitmekte.. Ben çocukken, dünyada kaybolan her şeyin Ay'a gittiğine inanıyordum.. Ne var ki, Ay'a giden astronotlar orada ne tehlikeli rüyaları ne tutulmayan vaatleri ne de kırık umutları buldular.. Eğer bunlar Ay'da değilseler, neredeler o zaman..? Yoksa dünyada kaybolmadılar mı..? Yoksa dünyada saklanıyorlar mı..?
Söz bir silahtır ve iyiliğe olduğu kadar kötülüğe de yarar : Cinayetin suçu asla bıçağa yüklenemez."
Eğer yaradılış kitabını Havva yazmış olsaydı, insan türünün ilk aşk gecesi acaba nasıl olurdu? Havva kaburga kemiğinden falan doğmadığını, hiç yılan tanımadığını, Tanrı'nın ona acı çekerek doğuracağına ve kocasının ona hükmedeceğine dair bir şey söylemediğini açıklığa kavuşturarak başlardı. Bütün bu hikâyelerin Âdem'in basına anlattığı yalanlar olduğunu söylerdi.
Okumadan ölmeniz gereken beş felsefe kitabıHemen her gün şu minvalde bir mail alıyorum: “Hocam, felsefe okuması yapmak istiyorum, nereden başlamam gerekir?” Hem bu tarz maillere toplu bir yanıt olması için hem de bu türden düşünsel furyaları her zaman için ıskalamış birisi olarak en azından bu furyanın bir yerinden tutabilmek adına böyle bir işe kalkışmış bulundum. Ve sizler için, okumadan ölmeniz gereken beş felsefe kitabını listeledim. Ünlü yazarların önerdiği 5-10-15-37 kitap, uzun kitap listeleri ve yeni bir meslek dalı olarak “kitap önerisyenliği”. Bilhassa ülkemizde bu türden yazın/düşün furyaları (bazen da fetişçiliğe varacak ölçüde) zaman zaman kendisini gösteriyor. Çok değil; on sene öncesinin Nietzsche fetişçiliğini ya da son senelerdeki Camus, Lacan ya da Spinoza fetişçiliğini göz önünde bulundurunuz. Bunları okumakta hiçbir ziyan yoktur lâkin bunları bir “moda” algısıyla okumak günümüzün en büyük entelektüel hastalıklarından birisidir. Gel gelelim, yeni yeni fark ettiğim bir “moda” da (belki çoktandır vardır ve ben yeni fark etmişimdir) “kitap önerisi” sunmak. Meşhur edebiyat siteleri “pek meşhur” yazarların listelerini yayınlayarak edebiyat için pek makbul bir iş yaptıklarını zannediyor olmalılar. Ben de hemen her gün şu minvalde bir mail alıyorum: “Hocam, felsefe okuması yapmak istiyorum, nereden başlamam gerekir?”, “Bana kitap listesi önerir misiniz?” Hem bu tarz maillere toplu bir yanıt olması için, hem de bu türden düşünsel furyaları her zaman için ıskalamış birisi olarak, en azından bu furyanın bir yerinden tutabilmek adına böyle bir işe kalkışmış bulundum. Ve sizler için, okumadan ölmeniz gereken beş felsefe kitabını listeledim. Çünkü –bilhassa felsefe için− ne okumanız gerektiğinden ziyade, ne okumamanız gerektiği mühimdir. Öyleyse