''...Neredeyse tüm kalpler çıkar çatışmaları yüzünden kirlenmiş, açgözlülük ve kıskançlık batağına batmış durumda. Kandırma, aldatma, yanlış ve kötüye bulanmış. İnsanlar yaşamaya korkuyorlar. Sanki bir sisin içindeymiş gibi hayatlarını el yordamıyla idare ediyorlar. Herkes kendi acısına yanıyor. Ancak artık her şey farklı. Öyle bir adam geliyor ki geldiğinde tüm kalpleri nedenlerin, sonuçların ve doğruların işığıyla aydınlatacak ve bu adam, 'Sizi tarla fareleri! Bu dünyaya geliş amacınız olan yaşamak olgusunu anlayın; kendinize gelin!' diye bağırıyor. Ancak bu adam yalnız ve tek başına. Bu yüzden sesi alabildiğine gür çıkıyor ancak eninde sonunda yoldaşlara ihtiyaç duyacak. Yalnızlığı onu giderek boğuyor ve yıpratıyor. Etrafına yavaş yavaş toplanan yoldaşlarının kırık dökük kalplerinden henüz yeryüzünde dövülmemiş çelikten bir kalp tavlıyor. Bu kalp yoluyla herkese şu mesajı aktarıyor: Tüm ülkelerin insanları, tek çatı altında birleşin! Kardeşlerim! Bu mesajı tüm dünyaya yayma zamanımız geldi.'.''