Prometheus

Prometheus
@Prometheus___
Deus, volo te videre me.
İşte bu nedenle, şu noktaya gelmeye çalışıyorum ve daha fazlasını da söylemeye gerek yok, kendi şuurunuza sahip olduğunuzu ve bunun size yettiğini söyleyemezsiniz. Ne zaman sahip oldunuz o bilince? Dün mü, bugün mü, bir dakika önce mi? Ya şimdi? İleride farklı düşünmeye, hareket etmeye hazır gibisiniz şimdi. Neden? Aman Tanrım, benziniz attı. Biliyorsunuz ki şu anda, bir dakika önce olduğunuzdan farklı birisiniz.
Sayfa 56
Reklam
Çünkü "benim düşüncem" diye bir şeyden haberdar değilim ve sizin dışarıdan gördüğünüz hal bambaşka. Sonuç olarak sizin gözünüzdeki “benim düşüncem", benim gözümde "benim düşüncem" değil. Dışarıdan bize bakıldığında, size ve bana, siz gerçek bir bey ve ben gerçek bir birey olabilirim ki aynı kapıya çıkar, fark etmez. Ama benim içimde başka bir “ben" var, başka bir gerçek. Bu sizin için ve benim için aynı olamaz. O halde? O halde, arkadaşım, şunda mutabık kalalım; senin doğrun benim doğrum değil ve senin doğrun, bir an öyle görünse de senin doğrun da değil. Biraz başınız mı döndü? Sabredin, bitiriyoruz, az kaldı.
Sayfa 55
Ama şöyle düşünün, ya şuur dedigimiz şey herkeste aynı olsaydı; sadece bir şekilde düşünseydi herkes? Ama o zaman da şuur diye bir şeyin varlığından söz edemezdik, değil mi, güzel dostlarım? Maalesef, ben varım ve siz de varsınız. Maalesef. Ve o nedenle demek istiyorum ki kendi şuurunuz, algınız var ve bu size yeterli mi geliyor? Başkalarının sizin hakkınızdaki düşünceleri ve adil olmayan bir biçimde ortaya koydukları paşa gönüllerince yargıları size kendinizi kötü hissettirmiyor mu? Ve eğer başkalarının fikirleri değilse, sizi mahkûm hissettiren olgu ne? Size bu duyguyu kim aşılıyor?
Sayfa 43
Düşünceler
1. Başkalarının gözünde, şu ana kadar olduğumu düşündüğüm kişi olmadığımı fark ettim. 2. Yaşadığımı göremiyormuşum. 3. Yaşadığımı halen göremiyorum, kendimi bir ya bancı gibi hissediyorum, yani başkalarının kendi kafa larına göre gördükleri ve bildikleri ama benim göremediğim birisi. 4. Karşımdaki yabancıyı görmek ya da tanımak, karşımda o varken imkânsız çünkü onu görmeden önce kendimi görüyorum. 5. Bedenim, dışarıdan algılayamadığım, uykumda gö rür gibi gördüğüm, içinde nasıl var olabileceğimi bilme diğim birisi gelsin de onu alsın diye bekleyen bir nesne. 6. Onu, yani bedenimi alıp, sanki bir başkası yapıyor muş gibi istediğim ve hissettiğim gibi biçimlendirip ona kendi tarzında bir gerçeklik verdiğimi düşünüyorum. 7. Sonuç olarak bu bedenin, aynı zamanda hiçbir şey ve hiç kimse olmadığını, küçücük bir esintinin bugün onu karşımda yere yığarken, yarın onu alıp başka bir yere sürükleyebileceğini hissediyorum.
Sayfa 37
Hiçbir şey bilmeyen, yaşıyor olmak için, laf olsun diye yaşayan ve hatta yaşamasını bile bilmeyen, kalbi atıyor mu bilmeyen, soluk alıyor mu bilmeyen, gözkapakları kıpırdayan ama bundan bile bihaber hiçlik.
Sayfa 33
Reklam