Prometheus

Prometheus
@Prometheus___
Deus, volo te videre me.
Onu bunaltan uğursuz kaderine korku içinde karşı koymaya çalışıyor, ümitsiz bir kavgaya giriştiği bu zorlu dakikada meçhul bir güç ona yeniden vuruyordu ve tekrar bilincini kaybettiğini, önünde yeniden aşılmaz, dipsiz bir karanlığın oluştuğunu, keder ve ümitsizlik çığlığıyla bu karanlığa doğru koştuğunu hissediyordu.
Sayfa 22
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bu aşırı duyarlılığının, duygularının bu kadar açık, savunmasız bir şekilde ortaya serilmesinin sebebi ne olabilirdi; kalbi ruhunun bilinçsiz arzuları ya da sabırsız çalkantıları arasında geçen uzun, uykusuz gecelerin yorucu, boğucu, başa çıkılamaz sessizliği sonucunda artık parçalanmış ya da dağılmış mıydı;
Sayfa 12
"Berbat bir dünya bu sevgilim," dedi. "Ona firsat tanıdık, büyük bir makineymişçesine içine paralar akıttık, karşılığında hiçbir şey vermedi. Etrafımızda her şey çürüyor, çöküyor. Dünya böyle giderse pek uzun yaşayamaz. Çok yakında işi biter."
Sayfa 166
Hepimiz geçmişe ihanet ettik. Atalarımızın Rüyasını yıktık. Bakın bize, şu halimize: Titreyerek bekliyoruz bomba patlasın diye, Sonuncu bomba, ama onurlu bir bekleyiş değil, ne yazık! Sivri pabuçlu maymunlar gibi sırıtarak, sırıtarak Sosyal Sigorta dişlerimizle, beylik moda şarkılara Parmaklarımızı şaklatıp tempo tutarak bekliyoruz Ölümün gelip bizi almasını; seçeneği reddediyoruz. Çünkü artık seçenek yok gibi. Ama en azından iki kişiye Güneş gibi parladı seçenek, soğukkanlı ölüm pırıltısıyla Bundan kurtulmak daha iyi biftek ve böbrek Biftek böbrekle tanışır ve dansa kaldırır TAK TAK Orkestra başlar a-bir-ki-üç Biftek böbrek karışık olsun öyleyse, ayrıca Patates de haşlayabilirim, ikinci bir Sebzeye gerek yok TAK TAK TAK
Sayfa 155
İkimiz de bu dünyanın bize Layık olmadığını düşünüyor değildik, asla. Düşüncesiz kafamızdan böyle bir düşünce geçmemişti hiç. Ne var ki bir umutsuzluk içindeydik, Bir hastalığa yakalanmıştık sanki, yaşamakla İyileşmeyecek, hatta kötüleşecek bir hastalık. Başlangıçta Birtakım sevgiler besledik, daha doğrusu sevgi istekleri, Herkes gibi; İngiliz olmak, İngiltere'yi sevmek isteği gibi. Ama İngiltere'nin alaylı, dudak büken, sırıtan eşkıyaların Eline teslim edildiğini gördük, Amerika'nın solgun bir uydusu Olduğunu gördük İngiltere'nin, dilimizin kirletildiğini, Hilekârların ağzına sakız olduğunu gördük. Büyüklerimizin mezarlarının kazılıp başlarıyla Futbol oynandığını gördük. Kötülüğün Kaymak gibi el üstünde tutulup fahişelerin Memeleri yeterince büyükse göklere çıkarıldığını gördük. Yazıklar olsun İngiltere'ye. İngiltere, daha fazla Kirletildiğini durup seyretmek istemiyoruz...
Sayfa 154