Dar kafalı "sıradan" bir insan için kendini, sözgelimi, olağanüstü, sıra dışı biri olarak düşünmekten, herhangi bir kuşku duymadan buna içtenlikle inanmaktan daha kolay bir şey yoktur.
İnsanın zengin, iyi bir aileden gelmesi, hoş görünümlü, eğitimli, akıllı, hatta iyi niyetli olması, ama öte yandan hiçbir yeteneğinin, hiçbir özelliğinin, hatta hiçbir tuhaflığının, kendine özgü tek bir fikrinin olmaması, yani kesinlikle "herkes gibi" olmasından daha sıkıcı bir şey düşünülemez.
Zengindir, ama bir Rothschild değildir; saygın bir ailesi vardır, ama hiçbir zaman bir etkinliği olmamıştır, dış görünümü hoştur, ama neredeyse hiç ifade yoktur hoşluğunda; iyi bir öğrenim görmüştür, ama onu nerede kullanacağını bilemez; aklı vardır, ama kendi fikri yoktur; kalbi vardır, ama soyluluktan yoksundur vesaire, vesaire... Böyle insan çoktur dünyada, hem tahmin edildiğinden de çoktur.
Sözgelimi, sıradan bir kısım insanın özelliği sürekli ve değişmez sıradanlıklarıdır ya da doğrusu, ne pahasına olursa olsun sıradanlıktan,rutinden kurtulmak için gösterdikleri çabadır.
Ama yine de değişmez, oldukları gibi kalırlar. Bı arada bir ölçüde değişmiş olsalar bile, kurtulmayı öylesine istedikleri sıradanlıkları atamazlar üzerlerinden. Ama yine de ilgi çekici, özgün insanlar olmayı isterler.