Posta Kutusundaki Mızıka

Posta Kutusundaki Mızıka
@Ps_k
Reklam
Yansıtma (Projection) savunma mekanizması
Kişi, kendi içinde kabul etmekte zorlandığı, suçluluk veya kaygı uyandıran olumsuz duygu, düşünce, dürtü ya da kusurları kendinde görmek yerine, bunları sanki dışarıdaki birine veya dünyaya aitmiş gibi algılaması. Kendini temize çıkarma: Birey, "Bu kötü özellik bende değil, karşı tarafta" diyerek kendi egosunu suçluluk duygusundan korur ve bir nevi rahatlama yaşar. Bilinç dışı İşleyiş: Bu durum genellikle tamamen bilinç dışı gerçekleşir; yani kişi bunu yaparken aslında yalan söylediğini düşünmez, duruma gerçekten inanır. **Bu mekanizması anlaması için kişinin içgörüsünün yüksek olması gerekir. Bir insanda içgörü düzeyini nasıl anlarız: İfadelerine ve tepkilerine bakıp , her olayda diğerini suçlu gibi algılıyorsa, sürekli develüe ediyorsa, kendinin kötü parlaçalarına hiç temas edemiyor ve kendiyle ilgili içgörüsü gelişmemiştir diyebiliriz. Kırılganlığı yüksek kişiler , bunu deneyimlememek için insan ilişkilerinden ve insanları kendilerinden bu şekilde uzaklaştırıabilirler. Ve yalnızlıklarından şikayet edip dururlar. Bu devam eden bir döngü haline gelir. İlişki kırmak ve kırılmak ve sonrasında onarabilme becerisi demektir. İlişki geliştirebilmek için bunlara göze almak gerekir.
Psikoloji
İnsanı aynı bulamamak, aynı insanda bile
İlişkilerin en sessiz ama en sarsıcı kırılma noktası; karşınızdaki kişinin fiziksel olarak tam karşınızda durmasına rağmen, bir zamanlar bağ kurduğunuz o "aynı insan"ı onda artık bulamamaktır. Bu durum, sevdiğimiz insanın gövdesinin orada durması ama ruhunun fişinin çekilmiş bir gece lambası gibi artık odamızı aydınlatmamasıdır. Tasarımı aynıdır, rengi aynıdır ama sinir sistemimize o tanıdık güven ışığını artık vermiyordur. Zihnimiz, erken çocukluktan itibaren sevdiği insanların bir "içsel haritasını" çizer. Onun sesi, mimikleri ve duruşu o haritadaki güvenli sokaklardır. Karşımızdaki kişi değiştiğinde, sokakları tamamen yıkılıp yeniden yapılmış bir şehirde elimizde eski bir haritayla kalakalırız. Yaşadığımız tekinsizlik ve kronik yas duygusu, aslında o kişinin yokluğundan değil, elimizdeki haritanın artık o yeni şehre uymamasındandır; beyin bağlanma figürünün kaybı nedeniyle alarm vermektedir. Bu içsel yalnızlığı ve yabancılaşmayı aşmanın yolu ise insanın dinamik bir nehir gibi her an aktığını kabul etmekten geçer. Çözüm; o insanı zihnimizde "eski tanıdık hali" ve "şimdiki yabancı hali" diye ikiye bölmek yerine, tıpkı kırılan ve altınla yapıştırılan bir vazo gibi, geçmişi ve bugünü tek bir bütün olarak kabul edebilmektir. Günün sonunda insan, aynı nehirde iki kez yıkanılamayacağı kadar değişkendir; yasını tuttuğumuz şey onun gidişi değil, bizim zihnimizdeki o değişmez limanın artık bir hayalden ibaret olmasıdır.
Psikoloji
İnsan tecrübe etmediğinden korkar
Tecrübe edilmemiş bir durumla karşılaşıldığında, beynin elinde o duruma dair işlenmiş bir veri yoktur. Eğer bireyin içselleştirilmiş dünyasında "Güvenli Nesne" tasarımı zayıfsa, hayatın
Psikoloji