Posta Kutusundaki Mızıka

Posta Kutusundaki Mızıka
@Ps_k
Sen canın neye inanmak istiyorsa ona inananlardansın
Sayfa 53
Alıntı
“Umutsuzluğun dereceleri: Hiçbir şeyi hatırlamamak, Bazı şeyleri hatırlamak, Her şeyi hatırlamak.”
Sayfa 45
Alıntı
İnsanı aynı bulamamak, aynı insanda bile
İlişkilerin en sessiz ama en sarsıcı kırılma noktası; karşınızdaki kişinin fiziksel olarak tam karşınızda durmasına rağmen, bir zamanlar bağ kurduğunuz o "aynı insan"ı onda artık bulamamaktır. Bu durum, sevdiğimiz insanın gövdesinin orada durması ama ruhunun fişinin çekilmiş bir gece lambası gibi artık odamızı aydınlatmamasıdır. Tasarımı aynıdır, rengi aynıdır ama sinir sistemimize o tanıdık güven ışığını artık vermiyordur. Zihnimiz, erken çocukluktan itibaren sevdiği insanların bir "içsel haritasını" çizer. Onun sesi, mimikleri ve duruşu o haritadaki güvenli sokaklardır. Karşımızdaki kişi değiştiğinde, sokakları tamamen yıkılıp yeniden yapılmış bir şehirde elimizde eski bir haritayla kalakalırız. Yaşadığımız tekinsizlik ve kronik yas duygusu, aslında o kişinin yokluğundan değil, elimizdeki haritanın artık o yeni şehre uymamasındandır; beyin bağlanma figürünün kaybı nedeniyle alarm vermektedir. Bu içsel yalnızlığı ve yabancılaşmayı aşmanın yolu ise insanın dinamik bir nehir gibi her an aktığını kabul etmekten geçer. Çözüm; o insanı zihnimizde "eski tanıdık hali" ve "şimdiki yabancı hali" diye ikiye bölmek yerine, tıpkı kırılan ve altınla yapıştırılan bir vazo gibi, geçmişi ve bugünü tek bir bütün olarak kabul edebilmektir. Günün sonunda insan, aynı nehirde iki kez yıkanılamayacağı kadar değişkendir; yasını tuttuğumuz şey onun gidişi değil, bizim zihnimizdeki o değişmez limanın artık bir hayalden ibaret olmasıdır.
Psikoloji
Bu Da Bir Şey
İnsan başkalarına anlatırken yabancılaşıyor yaşadıklarına. Ne hoş his. Yabancılaşınca kurtulamıyorsun tabii. Ancak mesafe koyuyorsun. Aklın kalbinden daha çok çalışmaya başlıyor.
Sayfa 39
Alıntı
Babam, Çiğdem için tanrıydı. Tanrılar insanlara özgü zaaflardan muaftır. Hele baba tanrılar... Onlar asla yalan söylemez, ihanet etmez, aldatmaz, âşık olmaz hatta sevişmez. Çiğdem'in söylenenlere ihtimal vermesi bile imkânsız. Bir putu yıkacak durumda değil, nasıl olsun, putunu kendi elleriyle yaptı.
Sayfa 34
Alıntı