İnsan ne anlaşılmaz bir varlık! En gerekli olduğu yerde, bütün gücünden yoksul değil mi? Sevinçten başı dönmüş olsa da, yine dar bir çevre içinde kapalı değil midir? Sonsuzluklar içinde kaybolup gitmek isterken de dönüp dolaşıp yine o kör ve soğuk bilince gelmez mi?
“İnsanlar hem kendilerine, hemde başkalarına durmadan güçlük çıkarırlar ama,” dedi, “asla yılmamalı. Yolunun üstüne bir dağ çıkan yolcu gibi olmalı. Şüphesiz, bu dağ olmasaydı yol daha rahat, daha kısa olurdu. Ama mademki dağ vardır, onu aşmak gerek.”
Biz insanlar daima ilk izlenime değer veririz. İnsan, en inanılmayacak şeylere kanabilecek yaradılıştadır. Ama bir kez kafasına bir şey yerleşti mi, onu söküp atmak isteyenin vay haline!