Dünyevî olarak düşünüldüğünde, müstakbelini dert edinen, geleceğe dair plan ve projeler yapan, yarını için bir şeyler hazırlama endişesinde olan bir insan bile nice zorluklara göğüs gererken, bizler nasıl olur da ahiretteki kesin kurtuluş için bir şeyler yapmaz ve içimizde bunun endişesini taşımayız?
Bilmek kolay… yaşamak emek ister.
Hadisler…
Çoğu zaman bildiğimi sandığım ama derinliğini fark edemediğim hakikatleri yeniden kalbime dokundurdu. Okudukça şunu anladım; insan bazen doğruyu bilir ama onu yaşamaya gelince eksik kalır. İşte bu kitap bana tam da bunu hatırlattı.
Her sayfada durup düşündüm…
“Ben ne kadarını hayatıma alıyorum?” diye sordum kendime.
Beni en çok etkileyen şey ise dinin ne kadar sade ve ne kadar merhamet dolu olduğu oldu. Zorlaştırılan değil, kolaylaştırılan bir yol… Bunu bir kez daha kalbimde hissettim.
Bu kitap bana şunu öğretti:
Mesele çok bilmek değil, bildiğini yaşayabilmek.
Kalbin temizliği, sözlerin güzelliğinden daha kıymetli.
Ve insan, Rabbine yaklaştıkça aslında kendine yaklaşır.
“Ameller niyetlere göredir…”
.
.
.
Kandiliniz hiç sönmesin, okuduklarınız ruhunuza şifa olsun.
.
.
.