Bir öğretmenin öğrencisi tarafından öldürülmesi tekil bir “öfke patlaması” değil; bir sistemin alarm veren çıktısı. Bu olay yalnızca bireysel patolojiyle açıklanamaz. Bu, sistemsel kör noktaların, kültürel erozyonun bir sonucu.
Toplumda öğretmenin itibarı zedelendiğinde, sınıf içindeki SINIRLAR zayıflar. Öğretmeni sürekli sorgulanan, itibarsızlaştırılan bir figür hâline getirmek; genç zihinde “KURALSIZLIK” mesajı üretir.
Oysa EĞİTİM korku üzerinden değil, net sınırlar ve güvenli bağ üzerinden inşa edilir.
Bir kısım veli çocuğunu mutlak haklılık zırhıyla sararken, bir kısmı tamamen geri çekiliyor. İki uç da riskli. Ebeveynlik; çocuğun davranışının sorumluluğunu üstlenmeyi, sınır koymayı ve model olmayı gerektirir.
Bu OLAYLAR toplumun aynasıdır. Aynaya bakmak CESARET ister