Bir zamanlar birbirlerinin ayrılmak, birbirlerine kaybetmek ihtimalinin korkusunu çekmiş olmasalar, bellki de birbirleri için ne kadar kıymetli olduklarını hâlâ bilmeyeceklerdi..
Ömrünün bu en güzel gecesini, ömrünün bu en korkunç gününün takip etmesi mi mukadderdi? Neydi bu içinden çıkılmaz meseleler? Neydi bu mavi göğe veya sevgili bir yüze bakmaya zevk olmaktan çıkaran hisler ve üzüntüler?...
-"Az şey çekmemişsin sen küçük!..." dedi
Fakat her şey geçer. Her şey unutulur. Kendini bir felaketin içinde kaybettiğini manası yoktur.
Bu sözleri Kübranin alamayacağını düşünerek devam etmedi. Fakat Kübra verdiği cevapla kelimeleri değilse bile söylenilen sözün ruhunu kavradığını gösterdi,dedi ki :
- "Hiç geçmeyen, hiç unutulmayan şeyler de var, beyfendi!
ÖLÜNCEYE KADAR İNSANIN SIRTINDAN ATAMAYACAĞI ŞEYLERDE VAR..."