Frederic Lenoir'in beni Spinozaya yönlendirdiği/ tanıştırdığı, günümüzde kaliteli bir yaşam ve sorgulamanın nasıl bir arada gidebileceğine dair düşüncelerin paylaşıldığı modern bir sohbet.
Marcus Aurelius'un bizim için unutulmuş bir zamandan kendine hitabetinin yankısı olan bu kitap günümüz kişisel gelişim kitaplarının tamamına yakınını çöp edebilecek seviyede temel ve somut örnekler üzerinden gidiyor. Stoacılık bazında insanın kendisini tanıma yolculuğunun önemli bir ögesi. Hatta Tasavvuf nasihatleriyle o kadar eşleşiyor ki tek fark "iman" olarak ele alınabilir.
Bu kitap tevafuken de olsa esas kaynakları okumanın ne kadar önemli olduğunu özellikle belirli konularda okuma yaparken "suyunun suyu" minvalindeki kitapların genel olarak zaman kaybı olacağını göstermişti bana.