Kitap okuru olmak artık başlı başına politik bir eylem. Çünkü bu çağda okurluk; bir düşünme biçimi, bir direnme tavrı. Okur olmak, hız çağında yavaşlamayı kabul etmek. Haz arzusunun yerine anlama çabasını koymak. Hüküm vermek yerine anlamaya çalışmak. Ve en önemlisi, hacim içinde kaybolmadan bir sesi, bir düşünceyi, bir duyguyu süzerek, içselleştirerek taşımak. Okurluk, hezeyan çağında içsel bir mantık kurmaya çalışmaktır.
Gerçek ile yalan arasındaki sınırın silindiği bir çağda gözlerimiz açık ama görmeden yürüyoruz. Hiçbir zaman bilgiye bu kadar yakın, hakikate bu kadar uzak olmamıştık.