Okurken, içinde bulunduğumuz dönemi oldukça isabetli biçimde betimlediğini düşündüğüm kitaplardan biri. Bireyin ve toplumun ruh hâlini, toplumsal yozlaşmanın hangi süreçler sonucunda ortaya çıktığını ele alıyor. Anlatımı sade ve anlaşılır; bu yönüyle her okura hitap ederken aynı zamanda güçlü bir farkındalık kazandırıyor.
Kitap, insanın anlam arayışı üzerinde oldukça duruyor; özellikle günümüzde bireyin bu arayışta neden zorlandığını, anlamı yanlış yerde aramasının nasıl bir boşluğa yol açtığını sorguluyor. Dinden ve maneviyattan uzaklaşmayla birlikte artan anlam arayışına, hayatın yalnızca haz ve tüketim ekseninde yorumlanmasının bireyi nasıl eksik ve doyumsuz bıraktığına dikkat çekiyor. Benlik kültürünün yaygınlaşmasıyla artan bencilliğin, bu memnuniyetsizliğin hem bireysel hem toplumsal düzeydeki yansımalarını bize gösteriyor.