O halde insanların birlikte yaşamasının iki temeli vardı: dışsal zorunlulukların yarattığı çalışma yükümlülüğü; erkeğin cinsel nesnesini, yani dişiyi, dişinin ise kendinden ayrılmış bir parça olan çocuğu yitirmek istememesine neden olan sevginin gücü.
Yazı, kökeninde, orada bulunmayan kişinin sesidir; ev ise insanın belki de hâlâ özlemini duyduğu, güvencede olduğu ve kendini hoşnut hissettiği ilk yerleşim yeri olan ana rahminin yerini tutar.