O yaz yeni bir başlangıçtı, yeni bir sondu. Geri dönüp baktığımda, boyadan kayganlaşan ellerimi ve babamın Münih Caddesi'ndeki ayak seslerini hatırlıyorum. O zaman, 1942 yazının küçük bir bölümünün sadece tek bir adama ait olduğunu biliyorum. Yarım sigara karşılığında badana işini başka kim yapardı ki? O babamdı; tipik hali. Ve onu seviyordum.