Dünyadan istenecek bir şey varsa o da helâlinden yiyecek, giyecek, bir de barınacak bir yerdir. İsteyeceklerin yalnız bunlar olsun, fazlasını isteme. Dünya adamlarının, helâl haram demeyip yığdıkları mala ve refahlarına, günü birlik saadetlerine imrenme ve özenme.
“Kim dünyayı âhirete üstün tutarsa, Allah onu üç şeye mübtelâ eder : Bir dert ve yük ki ebediyyen ayrılmaz; bir fakirlik ki asla zenginleştirmez ; bir hırs ki, doymak bilmez.”
Zaman, iflas etmişin biridir; ödeyemeyeceği kadar borcu vardır. Yalnızca bu da değil… Zaman, hırsızdır da… Zaman, gece gündüz sessizce ve gizlice gelir derler; duymadınız mı?
Allah’a yakın olmaya götüren ibâdet, fiil ve işlerden birine başlarken, onun son ibâdet, son fiil ve son işin olduğunu; bir yenisi için, onu bir daha tekrarlamak için ömrün ve vaktin kalmadığını farz, tahayyül ve tasavvur et. Farz, tahayyül ve tasavvur et ki son kere olarak Rabbinin divanında durmaktasın. Her amelde böyle yaparsan ibâdetinde ihlâsa kavuşmuş olursun, amellerin kabûlü ise ihlâsa bağlıdır.