Karşımıza çıkan her yol ayrımında bir seçim yapmak, birinden vazgeçmek, birilerinden ayrılmak, ötekini seçersek ne olacağını hiç bilmeden, yalnızca düşünerek ya da içimizden gelen sesi dinleyerek ( çoğu zaman o da başkalarının sesi tabi) sağa değil sola gidivermemiz, bu sıradan seçimlerle bütün hayatımızı belirlememiz tam bir saçmalık değil mi?
Bilmem ki bana mı öyle gelir, her nedense, biz kendi hayatımızdan çok başkalarınınkiyle ilgileniriz. Kimbilir, belki de hayatımız pek renkli olmadığındandır.
Ilık, sakin bir ilkyaz günü, sessiz, çarşaf gibi denizin üzerinde yelkenliyle süzülürcesine yaşanan bir hayatı ben de isterdim. Huzur... Evet, kimilerinin seçtiği buydu. İniş çıkışlardan, çarpıntılardan, beklentiler ve hayal kırıklıklarından, korkulardan, insanın uykularını kaçıran endişeden uzak, korunmuş, tehlikelere atılmamış bir hayat...