İnsanlarla iyi ilişkiler kurmak ya da ben de böyleyim diyip kesin bir ayrım yaparak rahatça işlerimi halletmek mi, yoksa insanlar kötü şeyler söylese bile hiçbir zaman kendinden ödün vermeden, gizlemeden yaşamak mı daha iyi bilemiyorum.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İnsanlarla bir araya geldiğimde ne kadar da itaatkar oluyorum. Söylemek istemediklerimi, duygularımdan tamamen farklı şeyleri uydurup çene çalıyorum. Böyle yapmak benim için iyi. Aslında hoşuma gitmiyor. Umarım ahlak kurallarının hızla değişeceği bir zaman gelir. O zaman böyle bir itaatlarlık, yine her gün kendimiz için değil, başkalarının düşünceleri uğruna yaşama durumu da son bulur herhalde.
İyi bir hayat yaşamak istiyoruz, doğru umut ve arzularımız da var. Güvenebileceğimiz sağlam bir inanca sahip olmak için sabırsızlanıyoruz. Ama bir kızın tüm bunları yaşamında gerçekleştirebilmesi için ne kadar çaba harcaması gerekir acaba?
Doğru umut ve doğru arzulara sahip olmadığımız için azarlanıyoruz, peki ama doğru idealin peşinden koşsak, bu insanlar bize destek olup rehberlik edecekler mi acaba?
Sevgiyi ifade etme konusunda yönümüzü kaçırdığımız için bize “bu olmaz”, “şu olmaz” demek yerine “böyle yapın”, “şöyle yapın” diye güçlü bir şekilde söylerseniz, biz de yaparız.