P.

Hakikatten acı çekmek, nedenselliği bahane göstermeden dertlerin istilasını kabul etmektir; çılgın tabiatın lütfu gibi, bir negatif mucize gibi…
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Hangi günahı işedin de doğdun? Hangi suçu işledin de varsın? Acın da kaderin gibi sebepsiz.
Hayat, ancak muhayyilemizin ve hafızamızın zayıflıklarıyla mümkündür.
Keşke bir taş olabilseydim! 'Yürek': Bütün azapların kökeni ... Nesneye imreniyorum ... maddenin ve donukluğun lütfuna ... Küçük bir sineğin gelgiti bana kıyamet bir iş gibi görünüyor. Kendinden çıkmak günah işlemektir. Rüzgar, havanın çılgınlığl ! Müzik, sessizliğin çılgınlığı! Bu dünya hayatın önünde pes ederek hiçliğe karşı kusur işlemiştir ... Hareketten ve rüyalarımdan istifa ediyorum. Namevcudiyet! Tek zaferim sen olacaksın ... 'Arzu', sözlüklerden ve ruhlardan hepten silinsin! Yarınların baş döndürücü şakası önünde geriliyorum. Ve bazı ümitlerimi hala muhafaza etsem dahi, ümit etme melekemi hepten kaybettim.
Şeyrata doğru mu döneceğiz? Fakat ona dua etmeyi beceremezdik : Ona tapmak içe dönük bir biçimde dua etmek kendimize dua etmek olurdu. Apaçık gerçekliğe dua edilmez…