Çünkü otorite, ilâhî bir kanuna dayanmadan da bir hükümdarın veya kudretli şahsiyetlerin zoru ve gücüyle sağlanabilir. Nitekim putperest toplumlarda veya kendilerine kutsal bir kitap veya peygamber gönderilmemiş halklarda durum böyledir.
Gerçekten de iyi ve yararlı bir otorite, vatandaşların çıkarlarına hizmet eder, kötü ve baskıcı bir otorite ise onlara zarar verir ve mahvolmalarına sebep olur.
Halkın menfaati, dirlik ve düzenliği, hükümdarın şahsı, vücudu, şekil ve kıyafetinin düzgünlüğü, yakışıklılığı, yüzünün hoşluğu, boyu posu, yazısının güzelliği, fikir ve anlayışının keskinliğine bağlı değildir. Esas olarak onlarla ilişkisine bağlıdır.