Adamın birine birkaç yıl esrarlı bir aşk duyduktan sonra onunla pekala en tatlı bir biçimde evlenmek olanağı varken nedense kendi kendine birtakım aşılmaz engeller uydurarak sonunda, fırtınalı bir gecede, kendini yüksek bir sahilden oldukça derin, akıntılı bir ırmağa atıp boğulmuştu. Bunu kendine özgü bir kaprisle, sırf Shakespeare'in Ophelia'sına benzemek için yapmıştı. Hatta çok önceden beğenerek seçtiği kayanın görünümü o kadar güzel olmasaydı da, bunun yerine dümdüz, basit bir su kenarı olsaydı, belki intihar gerçekleşmezdi.
İnsanın ağrına giden ne biliyor musun? Onların yalan söylemeleri değil; yalan her zaman bağışlanabilir, tatlı bir şeydir, çünkü yalan insanı öyle ya da böyle mutlaka gerçeğe götürür. İnsanın ağrına giden şey, onların yalan söylemeleri değil, söyledikleri yalana kendilerinin de inanmaları...
Evet, her şey insanın elinde ve sırf korktuğu için bunları kaçırıyor. Bu, bilinen bir gerçek. İnsanlar neden korkarlar en çok? İlginçtir, en çok yeni bir adım atmaktan korkarlar, yeni bir fikir sahibi olmaktan...