İNSANLARIN NE ÇOK DERTLERİ var, ne çok uğraşıları var ki aşk ile eğleşmek istemiyorlar. Hatta aşka düşmüşleri an-lamıyor, onlara kötü söz söylüyorlar. Oysa cahildim ben aşk beni âlim etmişti, gafildim ben gafletten çekmişti, hastaydım derman vermişti bana. İnsan ne tuhaf mahlûk! Hem korkuyor şeytandan hem şeytanını içinde taşıyor. Nefis denen şey ölme-den ölmüyor ki şeytan.)
Yani kanatsız kus gibiydiler, pençesiz aslan, yağmursuz bulut gibiydiler. Tarif edilemeyen en fena duyguydu belki de yetimlik. Zira baba-sız olanın iki gözü de kör olsa gerekti. Öyle demekti belki de yetim olmak,